“Mescidi Nebevi”nin diğer bazı özellikleri

Orta yerinde göğe açılan 2 hava boşluğu vardır altışar adet açılır kapanır şemsiyeler ile gölge temin edilmektedir.  Çok muazzam ses ve soğutma sistemi vardır. Dünyada Ka’be’den sonra bu büyüklük ve yükseklikte bir eşi daha yapılabilecek bir mekan tasavvur etmek mümkün değildir.     
Biz yine kısaca özelliklerine temas etmeye çalışalım.
“Mescidi Nebevi”nin sayı değeri 13 tür. Bilindiği gibi Hz. Rasulüllah (sav.)’ın doğum tarihi 571 toplandığında  (5+7+1) = 13 tür.
Hakka yürüme tarihi 634 yine toplandığında (6+3+4) = 13 tür.
İlgili o kadar çok hadise ve oluşumlar vardır ki, hayret etmemek mümkün değildir; mevzumuzla ilgili yerlerde belirtmeye çalışıyoruz.
Peki 13 ün aslı nedir? diye sorarsan şudur:  Bilindiği gibi “Ahadiyyet”in başında olan “Elif” harfi iki (2) bölümden meydana gelmiştir. Bunların biri 5 bölüm, ikincisi ise 7 bölümdür.  Toplandığında 12 bölüm eder.  Her bölüm bir mertebeyi ifade etmektedir.  5 bölüm “Hazret” mertebelerini, 7 bölüm de “nefis” mertebelerini ifade etmektedir.
Bu “Elif” çok değerli elif’tir.  Zahir ve batın yönden harflerin başbuğudur.  “Ahad”, “Allah”, “Ahmed”, “Adem”, “İnsan” hep bu “Elif” ile başlayarak yazılır ve bu isimlerde “Elif”in bütün hakikatleri mevcuttur.
İşte bütün bu mertebeleri batından zahire çıkararak, yaşam sahnesinde onlara “ayna” olarak yansıtan ve kemaliyle zuhur etmelerini sağlayan ilk “İnsanı Kamil”, “Peygamber”, “Rasul”, “Nebi”, “Veli”, “Alemlerin Sultanı” bütün bu mertebeleri zahir ve batın kendisinde toplayan “Muhammed Mustafa” (sav.) Efendimiz ile sayı 13 olmaktadır.
Böylece “Elif” harfi 12’si zahir 1’i batın olmak üzere 13 makam yani 13 noktadan meydana gelmektedir. Batılıların uğursuz dedikleri, gerçekten de onlar için uğursuz olan bu sayı müslümanlar için son derece uğurlu ve değerlidir.
Batılılarca çok değer verilen İstanbul 1453 te alınmıştır; sayı değerleri toplandığında yine (1+4+5+3) =13 tür.
Bu sayı Hz. Rasullüllah (sav.)’e hoş bir sayıdır.  Ayrı bir yönden de baktığımızda 13 ü kendi içinde toplarsak 4 eder ki, bu da İslam’ın simge sayısıdır, o halde 13 = 4 ve 4 = 13 olur.
Kur’anda 13 yerde “fakr” kelimesi geçmektedir.  Bilindiği gibi efendimiz birçok hadislerinde fakirlikle iftihar ettiğini bildirmiştir. “Sevr”in  de sayı değeri 13 tür.
113 surenin başında “besmele-i şerif” vardır.  Bu şu demektir,  ki 113 ün önündeki 1 i ileriye alırsak, ki o “Ahadiyyet”tir; böylece “Ahadiyyet”e 13 ün “ayna” olup, onun bütün özelliklerini ortaya çıkaran “Ahmed” olduğunu; “Ahad”ın batın ve bir “mim” ilavesiyle “Ahmed”in zahir olduğunu anlamamız zor olmayacaktır.  İşte bu yüzden 114 sureden sadece 1 nin başına besmele gelmemiştir.  O besmele ise, “Neml Suresi”nin 30. ayetinde yer almıştır.  113 sayısının başındaki 1 i alıp 30 ilave ediver, o zaman 31 olur; tersine çevirirsen yine ulaşacağın sayı 13 tür.
İşte bütün bu gerçeklerden yola çıkarak “Ahmed”in Hakk’ın indinde niye bu kadar çok değeri olduğunu ve habiblik ile vasfedildiğini düşün de hürmetini, saygını ona göre göster.
“Mescidi Nebevi” ilk yapıldığında 33 direği olduğu ilgili kitaplarda belirtilmektedir.  Bunu azıcık incelersek şunları görebiliriz.  3 ü 3 ile (3+3) toplarsak 6 eder, ki bu da imanın şartıdır.  6 dan 1 i çıkarırsak 5 eder, ki İslam’ın şartıdır, ki birincisi “kelime-i şehadet”tir.
33 ün birinci 3 ü, genel anlamda hadiseleri “ilmel yakiyn”, “aynel yakiyn”, “hakkel yakiyn” manada idrak etmektir.
33 ün ikinci 3 ü, “mevalidi selase” yani (üç doğurgan), ki bunlar “maden”, “nebat”, “hayvan” olduğunu anlamamız zor olmayacaktır.
Ayrıca cennet ehli erkeklerin de 33 yaşlarında olacakları bildirilmiştir.  Efendimiz kendisi de, orasının cennet bahçesi olduğunu bildirmiştir.
Yüz ölçümünün o dönemde 1050 m2 olması da bu hakikatleri destekler hükmündedir; çünkü toplarsak (1+0+5+0) = 6  eder, ki hangi yönden bakılsa gerek harf, gerek rakam, gerek zahir, gerek batın bütün sistemleriyle mutlak bir uyum sağlanmaktadır.
Aslında mevzuumuz bu tür araştırma yapmak olmadığından çok belirgin olanlarını ifade etmeye çalışıyoruz.  Daha derinlemesine araştırma yapıldığında hayretimizin ne kadar çok artacağı ortadadır.
“Mescidi Nebevi”nin içinde kıble istikametinde 6 sıra beyaz mermer sütun bulunmaktadır ve bunların aralarında 5 boşluk vardır.  Kıbleyi arkamıza alarak içerde “Mescidi Nebevi”ye karşı durduğumuzda 1 inci boşlukta Efendimiz (s.a.v)in, Hz. Ebubekir Sıddık ve Hz. Ömer (r.a)’ın etraf ve üstü kapalı kabirlerinin bulunduğu yerini görürüz.  Sağdan sola doğru bu mekan dışa kapalı özel haller dışında içeriye girmeye izin yoktur.
İşte bu makam Medine şehrindeki “Makamı Mahmud”dur.
İkinci (2.) direkler arasındaki boşluk ise, “zat cenneti”dir, zatiyyun’a hastır.
Üçüncü (3.) direkler arasındaki boşluk ise, “sıfat cenneti”dir. Burası ise, sıfatıyyun’a mahsustur.
Dördüncü (4.) direkler arası boşluk ise, “esma cenneti”dir, esmaiyyun’a mahsustur.
Beşinci (5.) direkler arası boşluk ise, “ef’al cenneti”dir, ef’aliyyun’a mahsustur.
Bu cennetler, “Rahman Suresi”nde bildirilen tevhid cennetleridir.  Amel ve fi’il cennetleri değildir.
Not: Bu hususta daha geniş bilgi isteyenler “errahman” isimli kitabımıza bakabilirler.
Şimdi verilen krokiden takip ederek sıra ile “Mescidi Nebevi”nin diğer özel mahallerini “muhammedin resul allahü” hükmü gereği “lâ ilâhe illâ allah” “Kelime-i Tevhid’in zuhuru ile anlamaya çalışalım.  Çünkü bütün bu mahallerde “Kelime-i Tevhid’in zuhur hakikatleri mevcuttur.