Alemi nûrunla tenvîr edersen kendini görürsün

Âlemin neresinden baksanız, hep o alem. Alemi nûrunla tenvîr edersen kendini görürsün. Gönül aynan temiz olursa, alem kendisini sende görür. Her ne tarafa dönsen hep O. O’dur işte sende olan da, başka biri değildir.
Gürül gürül dereler, nehirler akar. Arnavutköy akıntısı akar. Hep aynı zikirdir, fakat su aynı su değildir. Bakana selam verir, geçer gider. Sen de O’nunla beraber ol da hepsinin selâmını al, mukabil selâm söyle. Sen geminin içinde geri de gitsen, uyusan da O yine yolunda gidiyor. Ebediyet yolcuları da böyle. Umûmî nizama tâbiyiz. Gönlüne gir, O’nunla temaşa et alemi. Göz ol! İki âşık sohbet ederlerken birisi demiş: “Rab isen taayyünâttan ve takâzâdan âzâde ol. Cebrâil isen Rab’dan haber getir. Habib yani peygamber isen Hakk’a giden yolu göster. Bunlardan biri olmaya dikkat et. Kul isen kulluğunu bilip namazdan, niyazdan, hüzün kapısından ayrılma.”

el-Fakîr, M. Nusret Tura