Bugün ağlayan yarın güler, bugün yorulan yarın rahat eder.

Resûlullah Efendimiz mi‘râca giderlerken etraftan birçok teklifler ve hitaplar olmuş, onu oyalamak ve yoldan alıkoymak için. Siz de bunların tuzağına düşmüşsünüz; bir defa tren kaçtı mı çabalamak para etmez. Olmayacak bir keyfî arzu için, yani bir hiç için trenden inip bocalamışsınız. “Mâ zâğa’l-basar ve mâ tağâ” yani göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zamanda hedefe, huzura varabilmeli. Ömürlerimiz trenden çok hızlı geçip gitmektedir. Zamanla her şeye muvaffak olunur. Hatta te’ennî iyidir de fakat ömrün yerine ömür almaya imkân yoktur. Bir gün gelir hazan olur, yaprakların döküldüğünü görürsünüz. Gülü koklayamadığınıza yanarsınız, ama fayda yok. Bülbül papatyayı beklemez. Gül ağacından bitmeyen güller sahtedir. Kâğıttandır. Kokusuzdur. Ma'rifetnâme’de İbrahim Hakkı Hazretleri çocukları misal olarak ele alıyor. Bacaklarının arasına bir sopa alıp koşar dururlar. Ata bindiklerini temsil ederler, evcilik oynarlar, birbirlerine sarılırlar; velhasıl kendi kendilerini aldatır dururlar buyuruyor.
Az, öz teşbihe daha sıkı sarılmalı. Çok öz olursanız, yanınıza şeytan bile gelmekten utanır, korkar. Hele o bir de aşk sarayına varsanız cûş ve hurûşunuzu, enin ve figânınızı gören ve duyan melâikeler ellerindeki tesbihi bırakıp peşinizden koşarlar. Cemâlinizi görmek için gül fidanları gönlünüzde biterse, biz ihtiyarlar da gelip gelip koklarız. O fidanlar ki Efendimizin yaptıkları ilk aşı ile vahşi bir orman çiçeği olmaktan kurtulmuştur. Bugün ağlayan yarın güler, bugün yorulan yarın rahat eder.
...
Bir nebat gibi suyu topraktan siz çekeceksiniz. Bizden de güneşin ziyası ve harâreti, yani olgunluk verecek ılık sözler.
Kâinatta ve içinde bulunan her zerrede hareket yani çalışmak ve mücadele vardır. Terakki ve tekâmül vardır. Durmak yoktur. Durmak gerilemek demektir. Ölünceye kadar mücâhede lazım. Ölürsek de bu yolda mücâhede ile ölelim ki ebedî dirilik onun içindedir.
Sıhhat ve afiyetler, saadetler, hayırlı seyahatler, iyi günlerde gidiş ve nihayet feyizler temennisiyle gözlerinden öperim nûr-u dîdem.

el-Fakîr el-Hakîr, M. Nusret Tura