Gönül semâsından gelen söze Kur’ân-ı Kerîm derler.

Biz burada güya sevdiklerimizden uzağız; ama gönül alemine girince mesafe mefhumu çok azalıyor, hatta el ele tutacak kadar yaklaşıyoruz. İşte ruh âlemi; arzın etrafını bir buçuk saatte tamamlayan füzelerden. Daha korkma sevgili yavrum korkma! Evvelallah daha dört beş sene fakire dayanabilirsin. ...Her ne ise yavrum, zuhûrâtlarınızı okudum. Biraz nâhoşluk varsa da umumiyet itibariyle güzel. Zaten dostan gelen her şey güzeldir. Dostluk yolunda zahmet yoktur. Huzurda olmak şartı ile. Bir dersi atlamaya bir parmak mesafe kalmış; aman bu usûlü, bu safiyeti, bu çalışmayı bozma. Dokuzuncu basamaktan da bir şimşek çakmış, ama zıplamak yok. Hiç üzülme, telaş etme, emin adımlarla yürü. Efendi Baba derdi ki: “Yürü kim meydan senindir bu gece; sohbet-i cânân senindir bu gece”. Evet, yolcu yolunda gerek. Resûlullah efendimiz mi’râca çıkarlarken, dünyevî ve nefsânî kuvvetler yolundan alıkoymak için “Yâ Resûlallah! Biraz bekle, biraz beni dinle, biraz şuraya bak, biraz bizi şereflendir.” diye ricada bulunurlarmış. Efendimiz yolcu yolunda gerek diye, bunlara göz ucu ile bile iltifat etmezlermiş.İnsanlar çeşit çeşittir: kimisinin ağzı söyler gönlü susmuş; kimisinin gönlü söyler ağzı susmuş; kimisinin ağzı ve gönlü susmuş; kimisinin de ağzı ve gönlü konuşur. Kumandan ise karşısındakini konuşturur, kendi konuşmaz. Fakir biraz geveze soyundanım. Elverir ki ağzımız gönlümüzün sözlerini söylesin, kafamızın değil.Gönülden, gönül semâsından gelen söze Kur’ân-ı Kerîm derler. Hep yol gösterir. Dostun medhini yapar, nasihat verir. Dervişlerde çok ustalık olmalı, gözün gördüğünü, kulağın işittiğini işe yaramadıkça gönüle sokmamak. Bir delikten gireni diğer delikten çıkarmalı. Yediğimiz şeyler bile hazmolduktan sonra kan olan kısmı pek az, ilik olan kısmı daha az, nur olan kısmı daha da az. Mihnetleri yıllarca bizler çektik. Size verdiğimiz enerji hapları günlerce acıktırmayacak mahiyette, ama çeşit bozulunca mide fesadı başlıyor. Balık ile süt ve tereyağ imtizâç etmez. Pirinç ile sirke de imtizaç etmez vs. Haydi yavrum, hoşça kalın.“Dest be kâr, dil be yâr”1 olarak aynîleşmekten başka çare yok.

el-Fakîr, M. Nusret Tura

1. “El işte, gönül yârda”