Kâinât hiçbir zaman biz acizlerin arzuları veçhile dönmez

Heyecan, kibir ve gurur gibi hareketlerden sakınmak lazım. Kâinât hiçbir zaman biz acizlerin arzuları veçhile dönmez.
“İnnemâ emvâlüküm ve evlâdüküm fitnetün”(Evlatlarınız da, mallarınız da fitnedir) buyurulduğu gibi, bu neş’eli fitnelerin neş’elerine uymak icab etmez. Herkes haddini bilmeli, mevkiini bilmeli; iş işten geçtikten sonra söylenen “Aman Allah’ım, aman yâ Resûlallah! ” sözleri fayda vermez.
Yüreği titreyerek Cenâb-ı Kibriya’ya mülaki olmak için sabahın seherinde “Allah Allah!” diye Mevlâ’yı çağıranla binbir vesvese ve korku içinde ömür tüketen zavallılar arasında ne derin farklar vardır.
Zafer, Hak ve erenlerindir; inşallah geçmişi değil, geleceği değil, ân-ı daimin neş’esinde rahata ve teselliye kavuşmalıdır.
Haydi yavrum! Yediğiniz bal ve yağ olsun; içtiğiniz şarâb-ı hakikat olsun, gördüğünüz cemâl-i kibriyâ olsun da baka baka biz de nurlanalım.