Namaz sonundaki "Selam"

Namaz kıldık bir fiil yaptık, lisanen de bir şeyler söyledik, fiziki olarak da bazı hareketler yaptık, selam verdik çıktık. Orada muhteşem bir şey Hakk’ın huzuruna çıkmış olan bir kimse namaz kılarken niye sadece sağ tarafına selam verip bitirmiyor namazını? Sola da veriyor değil mi? Ve sağa ileriye baktığımız zaman, sağdan arkaya doğru baktığımız zaman aşağı-yukarı 180° bir açı yapmış oluyoruz. Sola doğru baktığımızda da öyledir. O halde 360°lik bir açıyı tamamlamış oluyoruz. O zaman Hakk’tan getirdiği Rahmeti, selamı, selameti her tarafına yaymış oluyor. Neden? Ayrı bir varlık görmüyor artık. Tevhid ehli olmuş oluyor. Kendisi bunu bilse de bilmese de. Selam özünde yatan o rahmetiyle, Allah’tan aldığı rahmeti çevresine dağıtması, selam vermesi. Sonra ona karşılık müezzin eğer camideyse veya yalnız namaz kılıyorsa ne diyoruz. Esselamu aleyküm ve Rahmetullah. Allahümme entes selam ve minkes selam tebarekte yâ zel celâli vel ikrâm. Allahümme Ey Allah’ım entes selam, selam olan sensin. O halde birey selam verdiği zaman Hakk’ı oraya indirip, Hakk’ın selâmetini vermiş oluyor. Hem sağına hem soluna ve ehli küfür, ehli İslam diye ayırmadan. Neden? Âlemlere rahmet oluyor çünkü miraçtan döndüğü zaman, namazı bitirdiği zaman. Bu selam diyor ki; sizin üzerinize Esselamü Aleyküm ve Rahmetullah. Allah’tan aldığı selamı veriyor. Onun arkasında, yanında yahut kendisi müezzin makamında olan (müezzin: haber verici) münadi davulcu; davulcu derken beşeri manada değil. İlan edici gümbürtüyle ilan edici, kafamıza soka soka, Ramazan geldi diye oda irfani olarak cevap veriyor ki; Allahümme Ey Allah’ım namazı kılan kişi senden selam getirdi. Bütün varlığının çevresine ama o selam dahi sensin. Yani seni getirdi selam ismi kapsamında, perdesinde diyelim. Diğer ifadeyle ama açık perdede değil. Ahirette işte, yapılmış olan bütün fiiller, eğer o fiiller yapan müdrik kimselerse onların ahrete dönüşecek olan o fiillerinin karşılıkları hep Zâti zuhurlar olarak kayda geçecek Zâtın kendi fiilleri olarak geçecek. İşte böyle yaptıkları için benim kullarımın arasına gir. Yani Ulûhiyet hakikatini idrak etmiş, beni anlamış olan, benden olanların arasına gir diye ifade ediyor.

Terzibaba Necdet Ardıç Uşşaki k.s.