Olgunluğa dair adımlar arasında kullar çok incelmelidirler

... Zuhûrâtlarınızı okudum. Sabah namazı için uyandığınızda bir camii minaresi şerefesinden parlayan bir ateş görmüştünüz. Hazreti Mûsâ’nın Tûr Dağı’nda Rabbimiz ile konuşurken gördüğü ateşe benziyordu. Elhamdülillah vâlideniz tamamiyle iyiliğe dönmüştür. Ayrıca Bahriye Hanım’ı da götürmeniz iyi bir şey olmuştur. Halbuki Mevlâ, Tûr Dağı’nda Efendimizin kaldığı yalnız bir âlemdeki zikir ve tesbih gibisini daha hoş karşılardı. Şimdi sizin eski neş’enizi bulmanız için yine uzunca bir ibâdet serisi lâzım; inşallah yine terfi yoluna girersiniz. İfade tarzlarınız da hep dobra dobra. Mahviyetkâr bir şive olsa daha iyi olurdu. Hakk’a ve kulluğa ültimatom ile girilmez. İştiyak ifadeleri başka bir tarzda oturdu, ifadeleriniz kuvvetli bir benlik kokuyor. Tabii bunlar talim ve terbiye harici şeylerdir. Mahviyetkâr olan bir aşıkın zuhûrâtı da, nakli de, ifadesinin tarzı da daha mülâyim olurdu. Olgunluğa dair adımlar arasında kullar çok incelmelidirler.