Onlar yüzümü görmeseler dahi gönüllerde mekân kurduğumuzu hissederler

Efendim gönül sıkıntısı fakirde de olur bazen. Fakat Efendimizin buyurdukları gibi: “Mü’minin kalbi Rahmân’ın iki parmağı arasındadır, onu istediği tarafa çevirir.” diyerek huzura kavuşuruz.
Sizin sıkıntınız da bu fânî alemde yegâne sevdiğiniz ve saydığınız fakiri uzaklaşmış gördüğünüz içindir. Şeytan da “gidip de gelmemek var” deyince büsbütün kasvet bastı size. Üzülmeyin yavrum. Daha vakit henüz erken. Hoş hepimiz bir nefs-i vâhide’den yaratıldık. “Her nefis de eceli tadacak”. Emir böyle ama bir gün hazreti Mevlânâ’ya Konya dar geliyor. Şehid edilen Şems hazretlerini arıyor ve nihayet Şam’a gitmeye kalkıyor. Bu defa oğlu Bahâeddîn Hazretleri “Babacığım” diyor, “Konya’da sizi sevenler çok, onları nasıl bırakıp gideceksiniz? Çok üzülecekler.” Babası da cevaben: “Oğlum! Bizim varlığımızı et ve kemikten ibaret zannedenler üzüleceklerdir. Onlar üzülsünler. Halbuki kafesin içindeki kuş gibi diğer bir iç varlığımız daha vardır. Ona zevâl gelmez, bâkîdir. Beni râbıtaya alarak, sözlerimi hatırlayarak zevk ve heyecan duyanlar yüzümü görmeseler dahi gönüllerde mekân kurduğumuzu hissederler. Sen, ben, Şems hep böyleyiz. Bütün çoluk çocuğumuza ve akrabalarımıza, komşularımızın mevcûdiyetlerine rağmen biz tekiz, yalnızız” demiş.

Mektuplar 
M.Nusret TURA