Onun lütfu, keremi, rahmet-i sübhâniyesi etrafınızı çerçevelemiş,kıymetini bilin

Gönül kuşuna sahip olmak, onu nâ-mütenâhî geniş iklimlerde uçurmak zordur. Cesedin muhtelif mertebeleri vardır, sıfatları vardır. Ruh zinde olmalıdır. O hasta olmasın.. Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve keremi, rahmet-i sübhâniyesi etrafınızı çerçevelemiş, kıymetini bilin. Herkes ne yaparsa yapsın. Yavaş da olsa hakikat yolcusu yolunda gerek. Kervandan geri kalmamalı. 
...
Seyahat iyidir. Hava tebdili iyidir. Peygamber efendimiz bile hicretle emir olundu. Birkaç zaman için makâm değiştirdi.
Ruhlarımız bile sonsuzluk alemindeki hürriyetlerini, Cenneti bırakıp yola düştüler, iklim ve memleket değiştire değiştire kendileri için hazırlanan şu kafese girdiler, şu libas-ı beşeriyeti giydiler. Nur iken, isimleri Sabri, Bahriye, Nusret, Rahmiye oluverdi. Yalnız her gidilen yere dostu ile gidenler bilgili, neş’eli, mes’ud döndüler. Gaflette olanlar da koyun sürüsü gibi olmaktan kurtulamadılar. Çobanlar konuşur, onlar bel bel bakarlar. Yağmur ve kar yağar, sel kendisini götürecek yine bel bel bakarlar. Kasap kendilerini kesmeye götürecek bî-haber. Yanındaki semiz arkadaşlarını topluyor yine bî-haber. Sıra kendisine gelmiş yine bel bel bakar.
Bir bakıma da ne kadar güzel tevekkülün son mertebesi. Hakk’a teslim olanlardan da bu hareket beklenir. Esasen takdiri bozmaya kimde kudret var. Ne kadar çabalasak yine Hakk’ın dediği olur. Mesele vücûd kaydından, etraf kaydından kurtulup seyirci olmak, nerden geldiğini, nereye gittiğini bilmekte.
Merhum efendi babamız da gezmeyi çok severdi. Bursa, Arabgir, Konya, Mısır, Yalova... Fakir onun mertebesine erişemediğim için pazarı gönlümüzde kuruyoruz. Kimi gelir kalır, kimi alacağını alır gider, alâkadar bile olmaz. Halbuki evveli de orası, âhiri de. Ama varaka-i mihr-i vefâyı kimi okur kimi dinler.
...
Gelelim o bir tek zuhûrâtınıza ki elli zuhûrata bedeldir. İncir mevsim meyvesidir. Tecellîsi size gönderdiğim mektuplardır. Yalnız şunu iyi bilin ki yediğiniz, içtiğiniz her şey size fakirin elinden sunulmaktadır. Kudret ve inâyet kalemi böyle yazmış. Lütuf ve keremin yegâne sahibi olan Rabbimiz fakiri bu işler için yaşatmaktadır. Maksad kanatlanıp uçmayı öğrenmenizdir.
Neş’e, sıhhat ve afiyette daim olasınız yavrularım.

M. Nusret Tura