Peygamberimiz Hane-i Saadetlerinde

Fahr-i alem -sallallahu aleyhi vesellem-Hazretleri hane-i saadetlerine teşrif buyurduklarında vakitlerini üçe taksim buyururlardı.
Birincisi: Ancak Allah Teala Hazretlerine ibadete mahsustu.
İkincisi: Ehl ulyaliyle hüsn-i muaşeret ve onların işlerini tesviye idi.
Üçüncüsü: Kendisinin işlerine ve istirahatine aiddi.
Rasül-i Ekrem (s.a.) Hazretleri hane-i saadetlerinde kendi istirahatı için ayırdığı vakti, kendisi ile halk arasında taksim etmişti. O vakitte huzür-ı saadete havass-ı mukarrabin girip huzur-ı saadette her ne istifade ederlerse avama talim ederlerdi. Bu vasıta ile avam da O'nun meclisinde hisseyab olurlardı. Efendimiz (s.a.) ashab ve ümmetine müteallik olan hususatın hiçbirisini gerek havas ve gerek avam-ı ümmetinden gizlemez ve saklamazlardı.
Salah ve takva sahibi ashabına cümleden evvel huzur-ı şeriflerine girmelerine izin verirlerdi. Ve onlara teveccüh ve ikbal ederlerdi ki diğer insanlar da salah ve takvanın Allah ve Rasulü nezdinde makbul olduğunu bilip salah ve takvayı kazansınlar. Herkesin dindeki fazlına göre dünya ve ahirete müteallik hayırlı işleri taksim edip, haseb ve nesebe göre taksim etmezlerdi.
Allah Teala'nın "sizin en keriminiz, Allah nezdinde en müttaki olanınızdır." kavl-i şerifi hükmünce takva üçtür.
1. Şirkten takvadır ki, avam-ı mümininin halidir.
2. Yasaklardan takvadır ki, havass-ı mümininin halidir.
3. Kalbine masivallah'ın dühülünden takvadır ki, ehlullah'ın halidir.
Enes b. Malik (r.a.)'ten rivayete göre Rasûl-i Ekrem (s.a.) Hazretleri hastaları ziyarete giderler, cenaze namazında ve defninde hazır bulunurlardı. Kemal-i tevazuundan ata ve deveye binmeye kudreti olduğu halde merkebe binerlerdi. Bir köle davet etse icabet buyururlardı. Nitekim Ben-i Kureyz'a üzerinde sefer edip orduyu hümayun ile gazaya gittikleri günde hurma lifinden yularlı bir merkebe binmişlerdi bu merkebin palanı da hurma lifindendi.
1.Uhud harbinin bozgunluk zamanında Amr b. Sabit, Peygamberimiz'e gelerek:
Harp edeyim de mi iman edeyim, yoksa iman edip de mi harbe gireyim? diye soruyor. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
Önce iman et, sonra harbe gir, buyuruyor. Amr b. Sabit, kuşluk vakti iman ediyor, birçok müşrik, katlettikten sonra öğle olmadan şehid oluyor, Peygamber Efendimiz (s.a.):
Az işledi, çok kazandı, buyuruyor.
Ebû Hûreyre (r.a.) sahabîlere bilmece olarak soruyorlar.
Hiç namaz kılmadan cennete giren kimdir? Sahabiler:
Hiç namaz kılmadan cennete kim, nasıl gidebilir? diyorlar. Ebû Hûreyre (r.a.):
Amr b. Sabit, kuşluk vakti iman etti, üzerine daha namaz vakti girmeden öğleden evvel şehid oldu, cennete gitti, böylece hiç namaz kılmadan cennete girmiş oldu, diye cevap veriyor.
İşte bir defa Allah'ı zikretmenin hamdetmenin fazileti.
Kaynak: Altınoluk Dergisi Aralik 1987