PEYGAMBERİMİZE MEKTUP

Sevgili Peygamberim!

 Bu yazıya başlamadan sizin o mübarek ellerinizden öperim. Bu mektupta size duyduğum sevgi ve saygıyı belirtmek; sizin hayatınızdan ve bazı özelliklerinizden bahsetmek istiyorum. Bunları yazarken de çok duygulanıyorum.
 Siz, Allah (c.c.)’un en sevgili kulu, son ve en büyük peygamberisiniz. Karanlıkların üzerine bir saadet güneşi gibi doğdunuz. Kurumuş topraklar su ile canlandığı gibi yüce Allah (c.c.) sizinle dünyaya yeniden hayat vermişlerdir. Sizin kalplere yerleştirdiğiniz îman ışığı sayesinde yanlış inançlar silindi. Cehaletin yerini ilim, zulmün yerini hak ve adalet; kin ve düşmanlığın yerini ise insan sevgisi almıştır. Bir diğer anlamı ile İslâm kardeşliğini kurdunuz. Kadınlar sizin sayenizde ailede ve toplumda layık olduğu değere kavuştu.
 Peygamberim! Ben sizin bütün davranışlarınızı yapmaya ve yaptırmaya çalışıyorum. Örneğin, küçüklüğünüzde bile hiç yalan söylememeniz, herkes putlara taparken sizin tapmayıp, kâinatın yaratıcısı olan Allah’a kulluk etmeniz gibi davranışlarınızı hep örnek alıyorum.
 Siz, çok şefkat sahibi ve alçak gönüllü bir insandınız. Bunu hiç unutmam. Bir gün adamın biri ziyaretinize gelince titremeye başlar, siz ona:
 – “Arkadaş, korkma, ben hükümdar değilim! Ben Kureyş’ten kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum” demeniz bunun bir örneğidir.
 Bir gün de Hz. Hatice annemize:
 – “Bu dünyada dört şeyden hiç hoşlanmam! Onlardan Allah’a sığınırım: Korkaklık, cimrilik, tembellik bir de pislik demiştin.”
 Bundan da anlaşılacağı gibi ya Muhammed Mustafa Efendim (s.a.v.), sizin temizliğe verdiğiniz önem anlaşılıyor.
 Rasûlullah’ım!
 Bizlere, dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterdiniz. Öğrettiğiniz ahlâk ilkelerini önce kendiniz yaptınız, sonra da bizlere örnek oldunuz. Sizin o merhamet ve insan sevgisi ile dolu kalbinizin nurundan Yüce Rabb’im inşallah bize de bir gün nasip eder. Sizin o mübarek ellerinizden bir kerecik öpebilmek, o nurlu yüzünüzü bir kere görmek için canımı bile verirdim.
 Ne mutlu sizin yolunuzdan giden Müslümanlara ve sizinle birlikte savaşıp da şehid olanlara. Keşke sizinle bu durumlarda ben de olsaydım. Ne büyük şereftir ki sizin gibi bir arkadaş bir dosta sahip olmak. Keşke şimdi yaşasaydınız da sizi görebileydim. İnşallah bir gün sizin doğduğunuz yerleri de görürüm.
 Ne Mutlu Sizin Yolunuzdan Gidenlere!
…………..
 * Kutlu Doğum haftası münasebetiyle, yedinci sınıf öğrencileri arasında düzenlenen ‘Peygamberimize Mektup’ isimli yarışmada birinci olan Mustafa KIRĞI’nın yazmış olduğu mektup.

Gön:
 7. Sınıf öğrencisi Mustafa KIRĞI
 Mağaralı Köyü, Birecik/Şanlıurfa