RAhmet Gazâbı Örtmüştür

Dalâl ârızî olduğundan (delâlette olmaklık sonradan meydana geldiğinden), gazâb-ı ilâhi geçicidir (ayrılma sonradan olduğu için). Ve rahmet gazâbı örtmüş olur (ondan önce olduğu için). Ezelin ezelinde rahmet vardı, gelecekte dahi rahmet asıldır(ezelî,bâki). Rahmetin gazâbı geçmesi her ân devam ediyor. Bu âlemde asıl olan Rahmân’ın rahmetidir.

Bu âlemde ne görüyorsak o şey Hakk ile Hakta yaşar. Herşey Hakkın varlığı içindedir, Hakta hareket eder. Allah değil, Hak esmâsı itibariyle yürür. Hakka tâbi olarak yapılan hareket dahi (Seyr-i billâh-Hak ile seyr). Mazhâr (zuhûr yeri) zâhirin aynıdır. Mahlûk suretlerinden her bir sûret, esmâ-i ilahîyyeden her bir ismin sûretidir. Bir kedinin yanaşması, o ismin size inkıyâdıdır (boyun eğmesidir). Kiraz ağacının aşağıya sarkması bize sunulması değildir, biz kiraz toplayınca o esmânın bize boyun eğmesidir. Bütün âlemin bize inkıyâdı var çünkü bizim varlığımıza boyun eğmeleri aslında Hakka boyun eğmeleridir. Elmaya verdiğimiz ücret, Hakk’ın bize inkıyâd ettirmesinden sonra, hizmete verdiğimiz paradır. İsm-i Hâdî’nin mazharı olan kimseye Hâdî isminin inkıyâdı olur, Mûdill isminin mazharı olan kimseye de Mudill isminin. Rahmetten gelen bir durum olarak; elma, ekmek, yağmur gibi nimetler herkese inkıyâd eder.

Terzibaba k.s