RESÜLULLAH (S.A.V) EFENDİMİZİN EBU EYYÜB EL-ENSARİ HAZRETLERiNiN HANE-İ SAADETLERİNE TEŞRİFLERİ

Ebu Eyyüb-el Ensari R.A. in evi, iki katlı bir ev idi. Hazreti Ebu Eyyüb diyor ki: "Peygamberimiz Muhammed Mustafa (Sellallahü aleyhi ve Sellem) Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret buyurdukları vakit, ilhamı Rabbani ve emri samedani ile bizim fakir hanemize teşrif buyurdular. Maiyyeti seniyyelerinde Zeyd ibni Haris (R.A) dahi vardır. Ben Zati Risaletpenahilerine evimin üst katını teklif ettim ise de Fahri alem efendimiz (gelen giden ziyaretçilere kolay olur) diyerek evimizin alt katını tercih buyurmuşlardı. Fakat ben ve zevcem (Ümmü Eyyüb) gece yatmak üzere evin üst katına, çıktık amma çok müteessir olmuştuk. Kendi kendimize dedik ki evin üst katına bizim çıkmamız edebe muhaliftir. (Binaenaleyh Ebu Eyyüb demek istedi ki biz gelecek melek ile Peygamber efendimizin arasına hail olamayız. İşte bu ne talihtir ki bu vesile-i hasene ile Ebu Eyyübun evi menzilgah-ı cibril olmuştu.) Çünkü Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimize vahiy getireceği için onun üst katta bulunması münasibdir, hem de biz üstte dolaşacağız, yatıp kalkacağız, toz toprak dökeceğiz dolayısıyle Resülallah efendimizi rahatsız edecegiz, biz neden düsünemedik, diyerek bütün gece ağladık. Sabah olunca bu vaziyeti Peygamberimize arzettik, bizim israrımız üzerine rauf ve rahim olan efendimiz derhal evimizin üst katına teşrif buyurdular.
Yine Peygamber efendimiz bizim evimize ilk teşrifinde, ben buyurunuz Ya Resüllallah bizim fakirharnemizdir dediğimde, Fahri alem efendimiz (YA Eba Eyyüb git öyle ise bizim için iki yatak hazırla çünkü biraz yorgunuz biraz dinlenelim) buyurdu. Bunun üzerine ben de gittim iki istirahatgah hazırladım ve (Buyurunuz ya Resulallah hazırladım, Allah celle size rahatlık ve bereket versin) dedim ve gittim."
Yine Ebu Eyyüb hazretleri diyor ki: "Nebiyyi efham efendimiz bizim evimize ilk teşrif buyurduklari gece, üst katta bizim odadaki su testisi devrilmiş ve içindeki sular dökülmüştü. Sular tavandan, Peygamber efendimizin üzerine akmasın diye çok üzüldük. Ben ve Ümmü Eyyüb hemen örtümüzü çıkardık ve suların üzerine attık bu suretle suların asağı akmasına mani olduk.
Elhasıl, Hatemül enbiya efendimizin kudümu ile şeref bulan Medine-i Münevvere sehiri ve halki son derece memnun ve mesrur olup nurlara gark oldular, vatanlarından ayrı düşüp de gönülleri mahzun olan muhacirlere taze can geldi. Ensarı kiramın da sevinç yaşlarıyle gözleri doldu ve yüzleri güldü. Resuli Kibriya efendimiz Ebu Eyyübün evinde bulunduğu yedi ay kadar müddet zarfında Ensarı kiramdan üç dört kişi mutlaka silahli olarak münavebe nöbetleşe suretiyle sabahlara kadar, nöbet beklemişlerdir. R.A. anhüm ecmain.
Enes R.A. diyor ki: "Resülüllah efendimiz hazretleri Medine'ye girerken o gün gibi güzel nurlu feyizli ve ferahlı bir gün daha görmedim amma Peygamberimizin vefatı günü kadar karanlık, kabuslu ve mihnetli bir gün daha görmedim.
Ebu Eyyüb el Ensari'nin evi hakkında tarihi malumat: Tarihçilerin izahlarına göre, Ebu Eyyübel Ensari'nin evi, kadim bir saadethanedir. İbni Sa'd "Tabakatü Kübra"sında der ki: "Yemen Meliklerinden 25 inci Melik olan Tübbai evvel (ki, ismi Umeyr bin Dürü'dir, ala rivayetin Es'ad Ebu Keribdir. Bu zat kitabi ilahi olan Zebur ile amel ederdi) bir vakitler seyahate çıkarak Hicaz'a geldi ve Medine-i Münevvere şehrinin asıl teessüsünden 700 bir rivayete göre 1000- sene evvel (Miladdan evvel, yani Peygamber efendimizin Medine-i Münevvereye hicretinden 700 yahut 1000 sene evvel) bu diyardan geçerken yanında bulunan 400 kişilik lema ve hükema cemaatinden şöyle bir haber işitti: Cenb-ı Allah'ın insanları irşad ve islah için gönderdiği peygamberlerin sonu olan (Hatemül Enbiya), Mekke'de dünyaya teşrif edecek, bilahare buraya Yesrib'e yani Medine'yi Münevvere'ye hicret ve burada vefad edecektir, zuhuru zamanı da yaklaşmaktadır.
Melikin maiyetindeki alimler, bu vesile ile, Melikten şöylebir istirhamda bulunmuşlardı: "Ey Meliki muazzam, sizin makamı saltanatınızda kafi derecede ulema vardır bizi burada bırakınız ve bizim her birimiz için birer hane yaptırınız. Me'muldur ki Hatemül Enbiya hazretlerinin asrı saadetlerine erişir ve kendine mülaki oluruz. Eğer, kendilerine kavuşabilir isek sizi de haberdar ederiz" dediler. Bunun üzerine Melik, bu 400 ulema için birer ev yaptırdı ve her birine birer de cariye verdi, cariye birçok mal ihsan etti, bir hane de gelecek Hatemül Enbiya efendimiz için bina ettirdi. Ve o muhterem zat bu memlekete hicret buyurduğu vakit bu hane de ikamet buyursun, diye vasiyette bulundu.
Rivayet olunduğu vechile, hicrette Peygamber Efendimizin mihman olduğu ev, yani Ebu Eyyüb-el Ensarinin hanesi, o Melik'in Peygamber efendimizin namına yaptırdığı hane idi. Bir gün Melik "samul" adındaki reisül ulemayı davet ederek şöyle bir emir verdi: Şayet benim zamanımda beklenen O Hatemül Enbiya zuhur edecek olursa pekala, eğer benden, sonra zuhur ederse o muhterem zat namına, size bir mektup tevdi edeceğim ve mektup elden ele, babadan evIada emanet edilerek, ta ahir zaman peygamberinin kendi eline vanncaya kadar devredilmelidir, diyerek mektubun üzerine bu ibareyi yazdırdı: (Lillahi emrü min kablü ve min ba'dü). Yani: Evel ve ahir, herşey, her emrü takdir Allah Taala'nindır.