SOR BİZİ

SOR BİZİ

Bulmak istersen eğer, ara dolaş sor bizi, 
Duymak istersen eğer, dinle kardeş bir dizi, 
Görmek istersen eğer, kullan gönlündeki gözü,
Bilmek istersen eğer, bir bilenden sor bizi.

Varlığın tekliğinde yaşayan,
Allah deyip kâinatta dolaşan,
Vakti ile bu işleri başaran,
Her dem «Huu» diyenlerden sor bizi.

Gözleri yaşlı ciğerleri pâre, 
Can bahçesinde değseler de hare, 
Toplayıp gülleri sunanlar yare, 
Gül meclisi kuranlardan sor bizi.

Hak ile Hâk olup, Hakkını bilen, 
On sekiz bin âleme seyrana gelen, 
Bir vuruşla varlık dağını delen, 
Ferhaddan Şirinden sor bizi.

Ta ezelden vahdet şarabın içen, 
Suretlerden beğendiğini seçen, 
Varlığın cümlesinden her an geçen, 
Kayıtsız yaşayanlardan sor bizi.

Dünyayı satanlardan bir kaç pula, 
Eğmeyen başlarını hiç bir kula, 
Bakmayıp gidenlerden sağa sola, 
Sıratullah olanlardan sor bizi.

Adem'in ruhuna erişenlerden, 
Bu işlere ezelde girişenlerden, 
Her dem «Hak» ile görüşenlerden, 
Sohbeti can olanlardan sor bizi.

Halil İbrahim'in sönen nârından, 
İsmail'in verdiği canından, 
Hacerin kaldığı yerin halinden, 
Cümlesinden, hallerinden sor bizi.

Musa ile Tur'da buluşandan, 
Ağaç ile varlığı tutuşandan, 
Asası ile deryayı açandan, 
Tur'da Tevrat'ı alandan sor bizi.

Meryem'e nefy eden Ruhûl Kudüs'ten, 
Havarilere inen nefis yemekten, 
Çarmıha gerilen İsa Mesih'ten, 
Ruhdan, Kudüsten, tasdikten sor bizi.

Cibril'i Emîn'den haber alandan, 
Alemde kendini seyr'e dalandan, 
Varlığı varlığına dolandan, 
Miracı bulandan olandan sor bizi.

Yokluk ile varlığını bulandan, 
Varlık ile yokluğu bulundan, 
Alemde her an saltanat kurandan, 
Arşta seyran eden maşûktan sor bizi.

Terzi baba Necdet Ardıç Uşşaki (27.7.1985)