Tek-bir “Allahu Ekber”

Vahidiyyet, birlerin çoğalması, Ahadiyyet mertebesi ise teklik mertebesidir. Ahad oluşu sayısal bir birlik değildir, tekildir ve bir ikincisi yoktur. Bir'in ikincisi olup, birer birer sonsuza kadar gidebilir ancak tek'in bir ikincisi yoktur. Burada bütün, küll olan bir tek vardır, işte bizler tek-bir aldığımız zaman “Allahu Ekber” diyoruz ki bu “Allahu Ekber” bu makâmın en büyük ifâdesidir. “Tek ve bir” ya’nî ahadiyyet ve vâhidiyyet mertebesini “Allahu Ekber” demekle biz ifâde etmiş oluyoruz. Yanî “Allah” demekle ahadiyyet mertebesini, “Ekber” demekle de vâhidiyyet mertebesini ifâde etmiş oluyoruz. Ve buradaki “Ekber” ifâdesi bir yönü ile kudsiyyetinin büyüklüğünü ifâde etmektedir, diğer yönü ile ise esmâ-i hüsnâ içerisinde “Allah” ismi, ism-i A’zâm olduğundan dolayı en büyük isimdir. Vâhidiyyet mertebesinde “Allahu Ekber” ism-i A’zâm, ef’âl mertebesinde “Muhammed” ismi, ism-i A’zâm, ahadiyyet mertebesinde ise hüviyyeti ile “Hu” ismi, ism-i A’zâm’dır, çünkü burada hüviyyetin yanında olan “vâv” harfi ile birlikte, “vâv” velâyettir (Hû’nun sonundaki vâv harfi; velâyet-i mutlakâ anlamına gelir. Hû’nun velî kulu oluyor), “he” ise hüviyyet-i mutlakadır ki risâlet diye düşünülebilir. 

 Terzi Baba Necdet Ardıç Uşşaki k.s.