Gerçekten ben (onlara çok) yakınım

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ                 

      (186-) Ve iza seeleke ıbadiy anniy feinniy kariyb* uciybu da'vetedda'ı iza deani, felyesteciybu liy vel yu'minu Biy leallehüm yerşudun;

      * Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana imân etsinler.

      Ey Habibim kullarım senden Beni sordukları zaman, muhakkak ki Ben onlara yakınım de, Rahmân’ın, Kahhar’ın, Fettah’ın kulları değil Allah’ın kulları deniyor, Ben bunlara yakınım demesi, Zat mertebesinde onlara o kadar yakın ki, onlardan ayrı değilim, ancak buradaki zuhurlarımız sebebiyle birer elbise giydiğimizden biraz uzak kalmış gibiyiz, ama Ben onlara çok yakınım diyor, özleri mahiyetleri itibarıyla, Beni çağırdıkları zaman Ben onlara icabet ederim, yani Bana dua ettikleri zaman Ben onların dualarına uyarım, Allah’ın sözü bu, daha ötesi var mı?

      Efendim istedim istedim bir türlü olmadı deniliyor, ya duan da bir yanlışlık var ya da istediğin şeyin sana verilmesinin zamanı gelmemiştir, eğer o anda istediğin şeyi Cenâb-ı Hakk sana vermiş olsa istediğin duan da zamanlaman yanlış olabilir o sana zarar verir, o zaman sabırla bekleyeceksin ama yürekten istenecek, hakkıyla istenecek, sadece lisandan söylersen o zaten ulaşmıyor demektir.

      O halde sende Bana icabet et yani , Ben ona icabet ederim ama o da Bana icabet etsin deniyor şartı budur, yani Benim tekliflerime uysun Ben de ona istediğini vereyim, Allah’ın seni sevdiğinin ölçüsü, sen O’nu ne kadar seviyorsan O’da seni o kadar seviyordur, peygamberine muhabbetin ne kadarsa onun da muhabbeti sana o kadardır.

      Ve Bana imân et, işte bu yoldan umulur ki reşit olursun, fizik olarak buluğ çağına gelince insân reşit oluyor, bu et kemiğin rüştü sen istesende istemesende belli bir süre içerisinde o rüşte ulaşıyor beden, ama esas rüşt mânâ âlemindeki rüşte ulaşmaktır, reşîd olmak, bu da akl-ı külle ulaşmakla aklını en güzel şekilde kullanmakla mümkün olabilmektedir.