Necdet Ardıç Uşşâki Efendimizin, aile hayatı

Necdet Ardıç Uşşâki Efendimizin, aile hayatında da bizler için ideal bir yaşam tarzını barındırdığını görüyoruz. Hangi makam ve mevkiden olursa olsun, her insânın onun hayatından alacağı ve göreceği pek çok şey vardır. O her yönüyle ideal bir aile reisi, örnek bir eş ve iyi bir ba-badır.

 

Hazretimiz 1964 yılında (26 yaşlarında iken) mürşidinin işaretleriyle ailesinin de yakınen tanıyıp akrabalık bağlarının da olduğu İstanbul'dan Nüket Hanım validemizle evlenmişlerdir. Bu evliliklerinden İzzet ve Cemâl Cem adlı iki oğlu olmuştur.

 

Hazretimiz ile evlendiklerinde henüz 15 yaşlarında olan, onun haya-tında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olup da beraberce huzur sevgi ve muhabbet dolu bir hayatı birlikte geçirdikleri muhterem eşleri Nüket Hanım validemiz ve de şahsiyetinden bahsetmek istiyoruz.

 

"Nüket", herkesin anlayamayacağı, ince, zârif mânâlı sözler, gibi anlamları olan bir isimdir. *(12)

Kendileri Necdet Ardıç Uşşâki efendimize eş olma şerefine nail ol-duktan sonra, zaman içersinde tasavvufa yönelip kendisine intisap ede-rek derslerini tekmil tarik bitirenler arasında yer almıştır.

 

O, güler yüzlü, seçkin, müşfik, mütevazi ve kibar bir hanım oluşunun yanında, İslâmda kadının kimliğini ve yerini açıklayan güzel bir yaşam biçimine de sahiptir.

Onun Terzi Baba ile aralarındaki aile bağları ise, hep sevgi, anlayış, hürmet ve fedakarlık üzerine kurulmuştur.

 

Nüket Hanım validemizin en belirgin özelliklerinden birisi, hiç kuşku-suz eşinin irşad faaliyetlerinde olan hizmet ve yardımlarıdır. Uzun yıllardır onun evi büyük küçük, kadın erkek birçok kimsenin "Terzi Baba"nın huzuruna gelip kendisini dinlediği; varsa, sorusunu sorup, cevabını aldığı ilim ve irfan yuvası olmuştur. Bazen sağlığı müsait olmadığı zamanlarda bile misafirlere en iyi hizmetleri verme-ye çalışmıştır. Hz. Aişe validemiz için kullanılan "ilim kapısı" ifadesini onun şahsiyeti için de kullanmamız mümkündür. Çünkü Hazretimizin huzuruna çıkmak isteyenler onun açtığı kapıdan geçmekteydiler.

 

O, kandil ve diğer sohbet gecelerinde çok sayıdaki ihvanı evinde en iyi şekilde ağırlarken, Pîr Hasan Hüsameddin Uşşâki Hazretlerinin hanı-mı "Halva-i Bacı" validemizin başlattığı "misafirlere helva ikram et-me" geleneğini de hâlen sürdürmektedir.

 

 

*(12) Osmanlıca Lûgat

Onun hizmetleri sadece Tekirdağlılara değil, muhtelif şehir ve bölge-lerden gelenlere de olmaktadır. Hanımların da tasavvufla ilgilenmele-rinde, sohbet ve zikir meclislerinde bulunmalarında da öncülük etmiştir. Hac ve umre seyahatleri başta olmak üzere, hazretimizle birlikte birçok seyahat ve davete icabet etmiştir.

 

Beyaz, parlak ve aydınlık yüzlü olup evlendiğinde 15 yaşlannda bu-lunuşu, eşiyle seyahat ve davetlere katılması, mürşidinin tavsiyeleri doğrultusunda evlenmeleri, Hz. Ali Efendimiz ile Fatma validemizi biz-lere hatırlatmaktadırlar.

 

Hazretimiz, Nüket Hanım validemizin yaptığı fedakarlık, hizmet ve dostluğu her zaman şükran ve takdirle belirtir, her firsatta da bunu biz-lere ve çevresine ifade ederdi.

 

 

Terzi Baba’nın evliliklerinin kırkıncı yılı münasebetiyle Nüket anneme yazdığı şiirini de buraya ilâve etmeyi uygun bulduk.

 

 

 

                        N Ü K E T   A N N E

 

 

Doğmuşsun bindokuzyüzkırkdokuzda,

Ne güzel sayılar var zuhurunda,

Yaşıyorsun Allah’ın huzurunda,

Sen de küçücüktün Nüket anne.

 

Ondokuz İnsân-ı Kâmil’in rumûzu,

Kırkdokuz onüçtür verir huzuru,

Muhammed Rasûllûllah’ın rumûzu,

Bunlarla doğmuşsun Nüket anne.

 

Annen Fatıma idi baban Mehmet,

Dünyaya gelmen annene olmuş zahmet,

Bunda da var imiş mutlaka hikmet,

Anasız büyümüşsün Nüket anne.

 

Küçüktün seneler geçti büyüdün,

Nişanlandın benimle çok güzel birgün

Aklımdan geçiyor sanki olmuş dün,

Hoş günlerimizdi onlar Nüket anne.

 

Nihâyet evlendik birgün hayâl misâli,

Pek anlamadı çevremiz bu hâli,

Çünkü gelmiş idi emr-i ilâhi,

O zaman eş olduk Nüket anne.

 

 

Kucağına İzzet geldi bir çocuk,

Sen de küçüktün o da bir yavrucuk,

Emekledi yürüdü oldu kuzucuk,

Tertemiz büyüttün Nüket anne.

 

Seneler geçip gitti geldi Cemâl Cem,

Küçüktü ikibuçuk kiloydu hem,

Zuhurat tamam olmuştu o dem,

Bunları birlikte yaşadık Nüket anne.

 

İşler çoğaldı meşguliyet arttı,

Böylece yüklerimiz çok ağırlaştı,

Dünya ahiret bir birine karıştı,

Gayret ettin yılmadın Nüket anne.

 

Başladın benimle seyehatlere,

Mânâ’dan aldığımız emirlere,

Neler verildi neler gayrilere

Lûtfun eksilmedi hiç Nüket anne.

 

Haremeyn’e gittik hem de beş def’a,

Tavaf ettik hep yedişer def’a,

Rabb’ım çok eyledi bizlere vefa,

Gayret ettin yollarda Nüket anne.

 

Sevdirdin kendini hep canlara,

Muhabbet verdin cümle yaranlara,

Merhem oldun Hakk’ı arayanlara,

Hep hizmette idin Nüket anne.

 

Kandil geceleri gülen yüzünle,

Memnun gider hep gelen hüzünle,

Tat verirsin geceye tatlı sözünle,

Halva-i bacı oldun Nüket anne.

 

Yaptığın hizmet halkadır amma,

Ancak oradan ulaşır Hakk’a,

Boşa gitmez hiçbiri geçer kayda,

Gayret et dayan Nüket anne.

 

Seneler geçti durmadan sür’atle,

Nasıl geldik bu günlere hayretle,

Sonuna ulaşırız belki gayretle,

Mahcub etmesin Hakk Nüket anne.

 

 

 

Yürüttü bu yolda senelerce Hakk,

Kırk’ıncı yılımız olmuş bile bak,

Muhabbet tacını başına tak,

Nice kırk senelere Nüket anne.

 

Dağıtmaktır işimiz hep muhabbet,

Geçen günleri sevgi ile yadet,

Sonuna kadar gayret eyle gayret,

Sevdiğim, nar tanem, nûr tanem,

Bir tanemsin Nüket anne.