HALVETİYENİN CEMALİYYE KOLU

HALVETİYE TARİKATININ ASIL KOLLARINDAN OLAN CEMALİYE KOLU


Cemaliye, Halvetiye tarikatının asıl kollarından birinin adıdır. Bu kol halvetiye içerisinde Mehmed Hamîdüddin'il Cemali Hazretleri tarafından bazı yeni usul ve erkân ilâvesi ile meydana gelmiştir. Saliklerini kendine has yetiştirme tarzı olan bu zat'ın yolunda olanlara daha sonraları Cemali denilmiştir.
Bazı kaynaklarda bu zatın ismi Muhammed Hamidüddin'il Cemali olarak geçmekte, bazılarında ise Çelebi Halife Cemaleddin Efendi olarak gösterilmektedir. Sünbüliyye kolunun mürşidi ve piri bulunan Sünbül Sinan Efendi Hazretlerinin de mürşidi bulunan pir hazretlerinin ismi Mehmed, künyesi Ebü'l Füyûzat, mahlası ise Cemali olup, Amasya'da dünyaya gelmiştir. Hazreti Ebûbekir (R.A.) soyundandır, Telif ettiği eserlerinin çokluğu ile etrafına haklı bir ün salmıştır. 


Sonraları Cemaliyye-i Halvetiye şubelerinden birçok şube meyda gelmiştir. Mümkin olduğu kadar bu şubelerden de bahsedilecektir. Asıl şubelerden meydana gelen talî şubelere tafsilatlı olarak yer verme imkanına sahip değiliz. Ancak onlardan da kısa kısa da olsa bahsedilecektir.


Pir Hazretleri, daha ziyade Çelebi Halife namı ile ün salmıştır. Sofiye muhiti onu bu ünvan ile bilmektedir.
Çelebi Halife (K.S.) Hazretleri, büyük babası Cemüleddîn-i Aksariyi'ye nisbetle Aksaraylı, babasına nisbetle de Karamanlı olarak bilinmesine rağmen, Amasya'da doğduğu bir gerçektir. 
Pir hazretleri çok sağlam bir medrese tahsili görmüş, zamanın okutulan ilimlerini ehil ilim adamlarından gereği gibi okumuş ve icazet-(diploma) almıştır. Daha sonra, bir süre kendi kendine riyazat çekip nefis mücadelesi verdikten sonra, Zeyneddin-i Hafi (K.S.) Hazretlerinin değerli halifelerinden olan Şeyh Abdullah adındaki zata raslamış ve ona intisab ederek tarikat feyzine ulaşmıştır Çelebi Halife Muhammed Cemaleddin Efendi (K.S.) Hazretleri bu zattan hilâfet almıştır.
Bir müddet devrinin meşhur sofilerinden Tahir Dede (K.S.) nin sohbetlerine devam etmişse de, bu zatın kısa zamanda baka âlemine teşrif eylemesi sebebiyle kendisinden tam istifade edememiştir. O devirde Tahir Zade olarak bilinen Tahir Dede, Halvetiye Tarikatı şeyhlerinden olup, Tokat'da bulunmakta idi. Çelebi hazretleri bundan sonra Pir Muhammed Bahaüddin-i Erzincani (K.S.) Hazretleri'ne intisab etti. Sülûkünü bu zatın yanında tamamladı.
Erzincanî (K.S.) Hazretlerinden hilâfet aldıktan sonra, önce Tokat'a, daha sonra da Amasya'ya giderek tarikatını orada neşre başladı.
Amasya Valiliği zamanında tanıştığı İkinci Beyazıd, devrinin vezirlerinden, Kocamustafa Paşa vasıtasıyla İstanbula davet etti. Bugün dahi paşanın adıyla anılan yerde yaptırılan tekkede 9 sene kadar şeyhlik yaptı. Devrin padişahı iki defa evine kadar gelerek Çelebi Halîfe (K.S.) Hazretlerinin duasını aldı.


Çelebi (K.S.) Hazretleri, Halvetiye zikrini ilk defa İstanbul'da yaptıran ve diğer tarikatlarda olmayan Halvetiye yeniliklerini göstermeye muvaffak olan bir kimse olmuştur.


Hac maksadıyla Hicaza gittiği ve 899 (1493) senesinde Şama üç konaklık mesafede bulunan Tabur Korusu adındaki mevkide baka âle¬mine teşrif eyledi. Vasiyet ettiği şekilde, hacıların geçtiği yolun kenarına defnedildi. Vefat tarihini 900 (1494), 903 (1497), 912 (1506) olarak değişik şekilde veren kaynaklar da mevcuttur.
Cemaliyeden Sinaniyye, Şâdaniyye, Assaliyye, Bahşiyye, şubeleri meydana gelmiş, onlardan da daha başka tali şubeler gelişerek irşad hizmetinde bulunmuşlardır.


Halvetiye tarikatının asıl şubelerinden olan Uşşakiye' Tarikatının'da Cemaliye adında bir şubesi meydana gelmiştir. Uşşakiyenin diğer şubeleri için kendi bölümü mütalâa edilmelidir. Ancak yer gelmişken Uşşakiye tarikatından doğan, fakat Uşşakiye bölümünde kendisi hakkında bilgi sunulamayan Cemaliye kolu hakkında bir miktar bilgi vermek faydalı olacaktır.


Uşşakiye'nin şubesi olan Cemaliye tarikatını Şeyh Muhammed Cemaleddin efendi (K.S.) hazretleri temsil etmektedir. Geliştirdiği yeni usulleri ile Halvetiyye-i Uşakiyye İçerisinde yeni bir sistemin temsilcisi olan bu zat Edirne'n olup, salih, iyi ahlâk sahibi ve herkesçe sevilen, sayılan ve her hususta kendisine güvenen bir kimse idi.
Bu zat ilkönce BAĞDADİ şöhretiyle bilinen, Edirneli, Uşşakiye şeyhlerindcn Şevki Mehmet Hamdı efendi (K.S.)'ye intisab etmiş, aynı mürşidde sülûkünün tamamlayıp hilâfet aldıktan sonra, Sezaiyye-i Gülşeniyye tarikatının geliştiricisi Edirneli Şeyh Hasan Sezâî efendi K.S.)'den hilâfet almış, işte bundan sonra kendi adına gelişen Kemaliyye-i Uşşakiyye'nin irşad ve terbiye sistemlerini yayarak çevresine irfan ve feyiz saçmaya başlamıştır.
Daha sonra Edirne'den ayrılıp, İSTANBUL, Eğrikapı dışında bulunan Ahmetpaşa zaviyesi'ne postnişin oldu. Hicri 1164, Milâdi 1751 enesinde baka âlemine göçüp, arkasında arifane bir dille yazılmış bulunan ve bir dîvanı dolduracak kadar manzumeler bırakmıştır. Daha sonraları, aynı şubeden Salâhiyye ve Cahidiyye isimlerinde iki şube daha meydana gelmiştir.


Biz yine konumuzun aslına, Halvetiyye-i Cemaliyye'ye dönelim, halvetiye'de dört ana kolun pirlerinden birisi olan Ârif-i Billah Şeyh Cemal-i Halveti (K.S.) hazretleri, Halvetiye Tarikatını İstanbula getiren ve orada yayan ilk Halveti Şeyhi sayılmaktadır. Kendine has sistemle ve toplu olarak zikirler yaptıran pir hazretleri bütün dikkat ve , tecessüsleri üzerinde toplamış, hakkında iyi veya fena her şey konuşulmuş ve tartışılmıştır. İrfan ocağı olan tekkesinden hayli irfan ehli yetişmiştir. Bunlar içerisinde bilhassa çok büyük şöhrete ulaşmış bulunanları şöylece sıralamak mümkündür.


1— Sünbüliyye şubesinin pîr'i şeyh Yûsuf Sümbül Sinan efendi (K.S.) hazretleri,
2— Şeyh îdris Kesir'ül Mürid (k.s.) hazretleri,
3— Birçok kıymetli eserin müellifi Aksaraylı Şeyh Cemal efendi (K.S.) hazretleri,
4— Şeyh Kasım bin Muhammed El Cemali el İstanbuli (K.S.) hazretleri.
5— Şeyh Alâüddin'i Uşşaki (K.S.) hazretleri,
5— Şeyh HayTeddin-i Tokadi (K.S.) hazretleri,
7— Şeyh Cemşah'ı Karamani (K.S.) hazretleri,
8— Şeyh Sinan-ı Erdebîlî (K.S.) hazretleri,
Her birisi devrinin ulu velîlerinden olan bu zatların içerisinde Sümbül Sinan efendinin yeri daha da müstesnadır. Pir hazretlerinin vefatından sonra yerine postnişin olarak bizzat Sümbül Sinan efendiyi tensip kılmaları, muhtereme ve mutahhere kerimeleri ile izdivaçlarını bizzat vasiyet buyurmaları da bu hususta söylenenlerin delilini teşkil etmektedir.
Pir hazretlerinin kaleminden çıkan ve çok manalı bir beyitlerini teberrüken burada kaydetmiş bulunuyoruz.
Safha-i sadrında daim âşıkın efkârı Hû...
 Şâkirin şükrü «Hüvallah», zakirin ezkârı Hû...
 Ravza-i «Hû» yu makam et ey CEMAL-Î HALVETİ,
 Ta vücûdun milkine keşf'ola bu ezkâr-ı Hû...
Pir hazretlerinin tarikatlarından meydana gelen talî şubeleri ve o şubelerden meydana gelen kolları şematik olarak aşağıya çıkarmış bulunuyoruz. Böylece hem pir hazretlerinin feyzindeki zenginliği, hem de o zenginliğin devrindeki yayılışını ve dağılışını daha açık görme ve gösterme imkânı hasıl olacaktır.
 Pir Cemal-i Halveti (K.S.) hazretleri.
 --------------------------------------------------------
Sinaniyye tar. Şâ'baniyye Tar. Assaliye Tar. Bahşiyye Tar.
 Nasûhiyye Tar. Bekriyye Tark.
Çerkeşiyye Tar. Haliliyye Tark. İbrahimiyye Tark,
 Hafniyye Tark. Kemaliyye Tark
 Semaniyye Tark.
 Ticaniyye Tark. Dürdüriyye Tark.
 Fevziyye Tark.
Kaynak: Rahmi Serin, İslam Tasavvufunda Halvetilik ve Halvetiler, 1984 İstanbul, Sayfa: 98...102 Petek Yayınları