72- ÎMÂN VE ÎKÂN

Bismillâhirrahmânirrahîm.

     Muhterem okuyucularım bilindiği gibi İslâm, beş şart üzere kurulmuştur.  Bunlar kelime-i şehâdet getirmek,  Allah’ın varlığına birliğine,  ve onun Peygamberi Muhammet Mustafa Efendimize îmân etmek,  namaz kılmak,  oruç tutmak,  hacc’a gitmek,  ve zekât vermektir. 

     Daha evvelki kitaplarımızdan. 

     (02/Hacc divanı) ve diğer umre dosyaları kitaplarımız da,  Hacca ve umreye dair bazı yaşanmış bilgiler verilmiş idi. 

     (05/salât-namaz) isimli kitabımızda,   namazın bazı özellikleri Hakk’ında da özel bilgiler verilmiş idi. 

     (07/ İslâm,  Îmân,  İkân) isimli kitabımızda da özetle imân ve Îkân Hakk’ında da özet bilgiler verilmiş idi. Bu kitabımıza da ilâve edildi.

     (10/ kelime-i Tevhid) isimli kitabımızda da “kelime-i tevhid” Hakk’ında özel bilgiler verilmiş idi. 

     (72/ Îmân ve Îkân) isimli bu kitabımızda da gene Îmân ve îkândan biraz daha fazla mâlûmat verilmeye çalışılacaktır.  Bu kitabın oluşumuna.  

     Peygamber (s. a. v) in Zeyd’e “Bugün nasılsın ve nasıl kalktın?” diye sorması ve onun “Yâ Resûlallah hakkan,  mü’min olarak sabahladım” diye cevâb vermesi.

     Sebep olmuştur,  bu hadis-i şerifi  (17/05/ 2008) tarihinde başlayarak bir sohbet konusu yapmıştım,  o sohbetleri buraya aktararak, sizlerinde faydalanmasını arzu ettim.  Bu sebeb ile “Îmân” mevzuunu biraz daha genişleterek,  Îmân’ın kemâli olan Îkân Hakk’ında da bir miktar bilgi vermenin faydalı olacağını düşündüm. 

     Bilindiği gibi, daha evvelki kavimlerde, çoklu Allah anlayışları vardı.  İseviyyette ise “Teslis”  yani “üçlü Allah” anlayışı vardır.  İslâmiyet bunu zâhiren tenzîh anlayışı olarak “yukarıda Allah,  aşağıda kul ikilisi olmak üzere iki” ye indirmiştir.  Ancak teşbihi ma’nâ da ise kulu aradan kaldırıp tam bir teklik anlayışını getirmiştir.  İşte İkân budur.  Daha sonra kulun varlığı ile Hakk’ın varlığını birleştirip gerçek Tevhid hakikatini getirmiştir.  Bunların hepsi kendi mertebeleri itibariyle başlı başına birer irfaniyyet meselesidir.

     Ancak bu işleri Ârif bir zattan eğitimini alarak idrak ederek yaşamak mümkün olacaktır.  Kişi evvelâ “islâm” olacak sonra onun hakikati ve irfani yaşantısı olan Îmân ehli “mü’min” olacak,  sonra bütün bu hususları kendi bünyesinde toplayan “Îkân/yakîn” ehli olacaktır.  Bilindiği gibi bununda ilmel,  aynel Hakkel yakîn,  olmak üzere üç mertebesi vardır.   Kitabımız içindeki yolcuğumuzda, bunları mertebeleri ile görüp yaşamaya çalışacağız.

-------------------

     NOT= Bu kitabın sohbetleri, muhtelif yerlerde yapıldığından, ve aynı sohbette değişik kimselerinde bulunduğundan, bazı mevzular tekrar edilmiş gibi olsa da her tekrar, o mevzuun başka bir sahasında olduğundan, umarım bu yüzden okuyucularımı fazla sıkmamış olurum.

------------------- 

     Sevgili okuyucum,  bu kitabın yazılışında,  düzenle-nişinde,  basılışında,  bastırılışında,  tüm oluşumunda emeği ve hizmeti geçenleri saygı ile yadet,  geçmişlerine de hayır dua et,  ALLAH (c. c.) gönlünde feyz kapıları açsın.  Yarabbi; bu kitaptan meydana gelecek manevi hasılayı,  evvelâ acizane,  efendimiz Muhammed Mustafa,  (s. a. v.) in ve Ehl-i Beyt Hazaratı’nın rûhlarına,   Nusret Babamın ve Rahmiye annemin de ruhlarına,  cedlerinin  geçmişlerinin de, ruhlarına hediye eyledim kabul eyle,  haberdar eyle,  ya Rabbi.

     Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken,  nefs’in hevasından,  zan ve hayelden,  gafletten soyunmaya çalışarak,  saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim;    

     Gayret bizden muvaffakiyyet Hakk’tandır.

     Terzi Baba Tekirdağ.   

İNDİR