(Îsâ) kelimesi

(Îsâ) kelimesinin sayı değerleri(70+10 +60+10=150) dir. (Îsâ) kelimesi (ayn) ve (sîn) iki asli, (ye) ve (ye) iki yardımcı harften meydana gelmiştir. (Ayn) ın sayı değeri (70) (sin) in sayı değeri (60) tır. Toplarsak (70+60=130) eder ki, sıfır kalkınca kalan (13) tür. Büyük Ebced hesabıyla Ye (11) sîn (120) ayn ise (130) sayı değerinde dir ki; şaşırmamak elde değildir. Uyumun bu kadarına (tesâdüftür) denilebilinir mi, bilemem?

 

Böyle olunca, Hakîkât-i Îsevîyye’nin dahi hakîkâtinin Hakikikat-i Ahmedîyye’ye bağlı olduğu açık olarak görülmektedir. İlâve iki (ye) ye gelince, (ye) sayı değeri (10) dur ki, Mertebe-i “zâhir- bâtın” Îsevîyyet’tir. (10) ların sıfırlarını alırsak geriye iki adet (1) kalır ki bunlardan biri (Zât-ı ilâhi’)nin oradaki zuhuru diğeri ise “mertebe-i Îsevîyyet’”in bireysel birliğinin zuhurudur. Îsâ (a.s.) ümmî’dir. Yâni zâhir olarak ana olan Meryem’e mensuptur. Meryem ise başta ve sonda iki (Mîm) ile müzeyyen-süslenmiştir.

 

(Îsâ) O da (13) e bağlıdır ve varlığında bütün bağlantılar vardır. Yâni (10) Îsevîyyet, kendi mertebesi, (11) Muhammedîyyet, (12) Hakîkât-i Muhammed-i-İnsân-ı Kâmil, (13)Hakîkât-i Ahadîyyet’ül Ahmedîyye’dir. Yâni; Ahad-a, Ahmed-e,-Peraklit-e, Muhammed-e bağlıdır. Bu bağlılık sonradan olma değil ezelde kuruluşunda böyledir.

 

Îsevîyyet mertebesi Muhammedîyyet mertebesine en yakın mertebedir. Îsâ kelimesinde ki “ayn” harfi (göz–kaynak-asıl) demektir. (sîn) harfi ise (insân) demektir. Yâni (ey Îsevîyyet mertebesine ulaşmış insân) demektir. Bu mertebenin özelliği-yaşantısı, kendi varlığında ilk defa Hakkın varlığını müşâhede etmiş olmasıdır.

 

Bu mertebenin-bilginin, öncüsü ve mucidi (Îsâ Mesihtir) onda zuhur etmiştir. Cenâb-ı Hakk’ın (Îsâ) (a.s.)mı bir kelime ile Kûr’ân-ı Kerîm de ifâde etmesi zâtî zuhuru ilk defa kendi varlığında gören insân olmasındandır.

 

Mûsâ (a.s.) ilk defa Hakk’ın sözünü-sesini Tur dağında duydu. Îsâ (a.s.) Hakk’ı ilk defa kendi varlığında müşâhede etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) de ise (13) ve hakîkâtleri hermertebeden bütün haşmetiyle zuhur etti.