Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı.

 

إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ بِهِ لِغَيْرِ اللّهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَلا إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

      (173-) İnnemâ harreme aleykümül meytete veddeme ve lahmel hınziyri ve ma ühille Bihi li ğayrillah* femenidturre ğayre bağın ve la adin felâ isme aleyhi, innAllahe Ğafur'ün Rahîym;

      * Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

      Sizin üzerinize ölmüş hayvanın eti, kan, domuz eti ve Allah’ın isminin dışında kesilenler haram kılındı, eğer bir kimse zorda kalırsa ölmeyecek kadar bahsedilen şeylerden yemesinde günah yoktur, ama nefsini doyuruncaya kadar değil, ölmeyecek kadar, muhakak ki Allah örtücü ve merhamet edicidir.

      Sizin üzerinize haram kılındı,

      Ölmüş hayvan eti, şimdi eti yenen hayvanlar var yenmeyen hayvanlar var ve eti yenmeyen hayvanlar vahşi hayvanlardır. Ölü eti demek ne demek,

ve la tecessesu ve lâ yağteb ba'duküm ba'da*eyuhıbbu ehadüküm en ye'küle lahme ehıyhi meyten fekerihtümuh

 

(Hucurat, 49/12. Âyet) yani “tecessüs etmeyin, bazınız bazınızın gıybetini yapmasın! Hiç sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?”

      İşte burada gıybet yapmayın deniyor, hayvandan bahsediliyor, işte bu şekilde çekiştirme yapan kimseler daha henüz nefsi emmâre mertebesinde olduklarından her ne kadar beşer gibi gözükseler de hayvanlık mertebesin-delerdir, işte bu kişinin mânen eti yenmez.

      Kan, kan içilmiyor, içinden boşalsın diye sonuna kadar akıtılıyor, çünkü kan nefsi emmârenin hayatını sağlıyor bedende, nefsi emmârenin yaşantısını sağlıyor veya fizik bedeninin yaşamını sağlıyor ki o da hayvanlarda nefsi emmârenin yaşantısını sağlıyor, nefsi levvâmenin de yaşantısını sağlıyor, işte  nefsi emmâre ne yenir ne de içilir  nefsi levvâmenin ise eti  yenir kanı  içilmez. Damarlarda dolaşıyor ya işte damarlarda dolaşırken sana güç kuvvet veriyor ve emmâreliği o gücüyle yaptırıyor yani kan vasıtasıyla bu nedenle o içilmez,

 Ama insân’a ihtiyaç halinde damardan veriliyor çünkü ağızdan alındığı zaman mide yoluyla vücut onu alıyor, orada yapısında değişiklik oluyor ve insân yapısına başka türlü tesir ediyor, o canı çıkmış bir hayvanın kanı oluyor, fakat canlı insândan alınan kan doğrudan doğruya damara verildiğinde vücudun başka taraflarına tesir etmeden hemen damarlarda dolaşmaya başlıyor yani değişik yönlü bir faaliyet sahası ve hayat veriyor.

      Domuz eti yemek, zâten bu bilinen bir şey, içerisinde bir çok hastalıklara yol açan virüsler olmasından ve ayrıca bâtıni olarak bakarsak, bir kimse çok domuz eti yerse bu domuzdaki yaşantı lâkaydilik olduğundan ve pisliklerle de beslendiğinden sahiplenme duygusunu atıyor üstünden kişinin, yani eşine karşı sahip olma duygusunu azaltıyor, işte batı’nın aile sisteminin bozulmasının en büyük tesiri domuz eti yemelerindendir, çünkü kıskançlığı kaldırıp tabiileştiriyor.

      Allah’ın isminin dışında kesilen bir hayvanın da eti haram isterse eti yenen hayvanlardan olsun, keserken başta Allah için demek gerekiyor onun sonrasında diğer niyetler edilebilir,

      Ama zaruret varsa açlığını çok fazla örtmeyecek şekilde yediği zaman onun üzerine günah yoktur.