Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin.

مِّنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُواْ اللّهَ عِندَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدَاكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِ لَمِنَ الضَّآلِّينَ

      (198-) Leyse aleyküm cünahun en tebteğu fadlen min Rabbiküm* feiza efadtüm min Arafatin fezkürullahe ındel Meş'aril Haram* vezküruHU kema hedaküm* ve in küntüm min kablihı le minaddalliyn;

      * (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

      Rabbinizin lütfundan talep etmeniz size günah olmaz yani Rabbinızden Rabbinızın mahremiyetine girmeyi istemeniz sizin için günah sayılmaz, belkide sevap ismiyle belirtirsek yapacağınız en büyük iştir diye altında çizgide vardır.

      Arafat’tan indikten sonra, Allah’ı zikredin Meşaril Haram’da, Arafat’tan inmek ne demektir,? Arafat bilindiği gibi haccın farzıdır, Arife günü akşam ezanına kadar Arafat’ta olmayan kişinin haccı olamıyor, tekrarlaması gerekiyor, Efendimiz (s.a.v) hac Arafat’tır demiştir zâten, diğerleri onun teferruatları, Arafat’a çıkmak demek, ehli Araf yani Araf ehli olmak demektir, arife’de bilici mânâsına ya, ertesi günün bayram olduğunu, mutlak olarak Rabbe vusûl olduğunu bildiren gün mânâsınadır, Kûr’ân-ı Kerîm’de de A’raf sûresi var, orada a’raf ehlinden bahsediyor, diyor ki cennet ile cehennem arasında bir tepe vardır, orada bir takım erler vardır, cennetlikleri ve cehennemlikleri simalarından tanırlar, ne cennete konur onlar ne cehenneme konurlar, sevapları yok ki cennete girsinler, günahları yok ki cehenneme girsinler, çünkü beşeriyetleri kalmamış, a’raf olmuşlar, işte Arafat’a çıkmak demek, dünyada iken cennet ve cehennem arasındaki a’raf mahalline çıkmak demek hakikati itibarıyla, işte kim ki oraya sadece sûreti değil sıreti yani hakikati ile de bâtını ile de çıktıktan sonra kendisinde meydana gelen İlâh-î tecellilerin hepsiyle birlikte onları varlığında toplayarak Allah’ı zikretsin, Meş’aril Haram’da, gayriye yasak olan bir yerde, işte Hakkikat-i İlâhiyyeyi idrak etmiş olan bir kişi haremdir, o kişinin gönlü haremdir, kendisi oradan çıkmaz, ama başkasına haramdır, neden ehlullah’ı kolay kolay tanıyamazlar, çünkü haramdır onların bâtınının tanınması ve tanıtılması, gayriye haramdır, eğer biz a’raf ehli olmuşsak gerçekten, Meş’aril Haram bize harem, diğerlerine haramdır, yani ancak çevresinde dolaşabilirler, işte sen kendi hakikatini kaybetmeden Ulûhiyyet mertebesi itibarıyla Meş’aril Haramda zikrini yap, yani oradaki hakikatleri idrak et, onu da zikret, zikirden maksat o hakikatlerin ortaya çıkmasıdır, yani Arafat’taki hakikatlerini oradada yaşa diye anlayabiliriz.

      O’nu zikret, Arafat’ta ve Arafat’a çıkarken neler öğretmişse güzellikle zikredin. İşte siz daha evvelce bu hadiselerden haberdar değildiniz, ne zaman ki bir İnsân-ı Kâmil’e yolunuz düştü, ondan bunları aldınız, eğitildiniz bunları unutmayın yani şükrünüzü eda etmekten geri durmayın diye altında ikaz var.